İstanbul Psikanaliz Eğitim Derneği
Dil Seçeneği , EN İngilizce | TR Türkçe
"Sözcükler ve büyü başlangıçta birbirlerinin tıpatıp aynısıydılar ve günümüzde bile sözcükler büyülü güçlerinin çoğunu koruyorlar."

'Sigmund Freud, 'Psikanalize Giriş Seminerleri'

<< Geri
Freud

AÇILIŞ KONUŞMASI

BELLA HABİP

Bu metin PPPD’nin Psikanalitik Bakışlar 1: Aktarım-Karşıaktarım Sempozyum Kitabı’ndan (2006) alınmıştır. Sempozyum kitabını edinmek için ve sempozyum metinlerinin tamamını okumak için lütfen ''Dernek Yayınları'' bölümünü tıklayınız.
 
© Metnin yayın hakları yazara aittir. Web üzerinden alıntılarınızda lütfen şu şekilde belirtiniz: Habip, B. (2005) Psikanaitik Bakışlar 1: Aktarım/Karşıaktarım. Açılış Konuşması. Istanbul. www.psikeistanbul.org


Psikanaliz ve Psikanalitik Psikoterapiler Derneği’nin Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (BÜPAM)’ın desteğiyle bu ilk sempozyum girişiminde burada bulunan herkese, özellikle de İstanbul dışından ve yurtdışından gelen tüm katılımcılara hoşgeldiniz. Girişimimizin adı “Psikanalitik Bakışlar" ve konu olarak da Aktarım/Karşıaktarım’ı seçtik.

Öncelikle bu girişimin adının neden “Psikanalitik Bakışlar" olduğunu ele almadan önce derneğimizin yakın tarihinden söz etmeliyim. Psikanaliz ve Psikanalitik Psikoterapiler Derneği 8 kurucu üyeyle 2003 yılında kuruldu. Derneğin temel amaçlarından biri ruhsal süreçlerin bir kuramı, bir gözlem ve tedavi yöntemi olan psikanalizin ruh sağlığı mesleklerinden gelen uzmanlar arasında yaygınlaşmasıydı. Bu amaç doğrultusunda dernek olarak gerek kendi aramızda gerekse yurtdışından gelen davetli psikanalistlerle vaka çalışmaları ve seminerler düzenlemeye başladık. Bu informel diyebileceğimiz eğitim faaliyeti daha sonra sempozyumun onursal başkanı Sayın Vamık Volkan’ın IPA nezdindeki kişisel girişimiyle Uluslararası Psikanaliz Birliği’nin sponsorize ettiği psikanaliz eğitimine dönüştü. Türkiye’de psikanaliz eğitimi veren bu yapının oluşmasına kadar derneğimiz kişisel analiz deneyimini bir psikanaliz eğitimiyle de birleştirmek isteyen profesyonelleri bünyesinde birleştirdi. Bu anlamda derneğimiz psikanaliz metinlerini çalışan, çeşitli psikanalistlerle vaka deneyimlerini paylaşan farklı çevrelerden gelen ve farklı meslek gruplarına mensup ruh sağlığı profesyonellerini ortak bir projede buluşturdu. Bu profesyonellerden oluşan topluluğun ortak projelerinden biri de psikanaliz eğitimini dernek çatısı altında gerçekleştirmektir. Dernek olarak bu eğitimi Amerika Birleşik Devletleri, İsrail, Yunanistan, Fransa ve tabii Türkiye’den gelen psikanalistlerle gerçekleştirmekteyiz.

Psikanalitik Bakışlar başlığı isminden de anlaşılacağı gibi çoğulluğu ve dolayısıyla da çeşitliliği yansıtmaktadır. Bu çeşitlilik yanlış anlaşılmasın vulger anlamda bir tür ekol çeşitliliği değildir. Tek bir eğitimcinin etrafında odaklanan, tek bir bakış açısıyla beslenen, ünlü psikanalist Didier Anzieu’nün deyimiyle bir tür topluluk yanılsaması yaratan ekol zihniyeti değildir burada kastedilen. Freudçülük, Kleincılık, Lacancılık diye anılan, topluluk zihniyetinin psikanalitik versiyonu olan bu adlandırmaların psikanaliz eğitimiyle bağdaşmayacağı düşüncesinden hareket ederek, çoğul bir psikanalizi, farklı dillerde, farklı coğrafyalarda hayat bulmuş Freud’un kurucu hareketini takip etmiş, tartışmış, yeri gelince sorgulamış bir psikanalizi, çeşitli bakışları içeren bir psikanalizi yeğledik.

Konumuz aktarım/karşıaktarımın neden bu toplantının konusu olduğuna gelince. Aktarım ve karşıaktarım, tanıtım broşürümüzde de belirttiğimiz gibi psikanaliz tedavisinin bir engeli ama aynı zamanda en temel aracıdır. Bir psikanaliz tedavisini, ki bu tedavi klasik bir analiz tedavisi olabilir, ya da psikanalitik çalışan bir psikoterapi olabilir- diğer tüm psikoterapilerden ayıran en temel unsur aktarım ve karşıaktarım olgularını tespit edip, yorumlaması ve bir anlamda demistifie etmesidir. Freud’un da belirttiği gibi aktarım ve karşıaktarım salt psikanaliz tedavisine mahsus olgular değildir. Günlük hayatta kurduğumuz ilişkiler, içselleştirilmiş çocukluk iç nesnelerimizin birbirleriyle olan ilişkisini ve bu karmaşık ilişkiler bütününün dışarıdaki nesnelere biçim vermesini yansıtır. Aynı şekilde dışarıdaki nesnelerin de iç nesneler gibi algılanıp, içerdeki nesneleri de değiştirmesi, harekete geçirmesi de bu hareketin bir öteki salınımıdır. Her bir ilişki, bu ilişki eğitim ilişkisi, mesleki ilişki, otorite ilişkisi veya sevgi temelinde bir ilişki olsun aktarımsal hareketleri barındırır ve bütün bunlar önemli ölçüde bilinçdışıdır. Psikanalizi diğer psikoterapi yöntemlerinden ayıran en önemli unsur bu aktarımsal harekete bir anlam vermek, kişinin tarihinde bir yere oturtmak, analistin şahsında güncelleşen duygu, duygulanım ve düşüncelerin öznelleşmesini, yani öznenin bunlara sahip çıkmasını sağlamak olabilir.

Bu anlamda, psikanaliz tedavisinin bu özgün işleyişini vurgulayarak, diğer ruhsal tedavilerden temel farkının altını çizmek aynı zamanda psikanaliz tedavisine karşı geliştirilen aktarımları da incelemek için bir fırsat sayılabilir.

Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Yunanistan ve tabii Türkiye’den analistler ve analiz eğitimi sürecinde olan bu konuşmacılar aktarım ve karşıaktarımı çeşitli vecheleriyle ele alacaklar.

Her konuşmacı bir moderatörle sizlere tanıtılacak ve ilk gün simultane çeviri yoluyla tüm sunumlar İngilizce, Fransızca ve Türkçe’ye çevrilecektir. Dört farklı atölyede de davetli konuşmacılarımızla klinik örneklerden hareketle aktarım/karşıaktarım konusu bu sefer kuramın pratikle buluştuğu alanda ele alınacak. Atölyelerde paralel çeviri mevcuttur. Programımızda 2 önemli değişiklik var, not etmenizi rica ediyorum: Birincisi İzmir’deki olağanüstü koşullar nedeniyle sayın Işıl Vahip sempozyuma maalesef gelemeyecek. Boşalan saatte davetli konuşmacılarımız yaptıkları sunumları çerçevelendirmek, varsa sorularınızı yanıtlamak için 1 saat süresince yeniden kürsüye davet edilecekler. Bir ikinci değişiklik de sempozyum kapanış forumu diye adlandırdığımız bir zaman dilimine ayrılacak. Sempozyumun bitişinde siz iki gün boyunca sessiz kalmış çoğunluğa konuşma fırsatı vermek, sempozyum organizasyonunu değerlendirmek amacıyla düzenleme komitesi üyeleri ile siz katılımcılar arasında interaktif bir oturum düşündük. Organizasyonumuzla ilgili tüm değerlendirmeleri bu oturumda tartışma fırsatı bulabilirsiniz.

İyi, verimli ve yaratıcı bir sempozyum dileğiyle...

Şimdi kürsüye sempozyumumuzun onursal başkanı Vamık Volkan’ı davet ediyorum.

© Metnin yayın hakları yazara aittir. Web üzerinden alıntılarınızda lütfen şu şekilde belirtiniz: Habip, B. (2005) Psikanaitik Bakışlar 1: Aktarım/Karşıaktarım. Açılış Konuşması. Istanbul. www.psikeistanbul.org 

Uluslararası Psikanaliz Birliği (IPA) Kongresi, 1911 Weimer

Bizi Takip Edin

Psike İstanbul © 2015. Tüm Hakları Saklıdır
Bu site © XYZEskimo Web Araçları kullanılarak hazırlanmıştır.